Hürriyet Anıtı

Hürriyet Anıtı (Hürriyet Çeşmesi)

Uzunköprü’de, köprünün kent tarafındaki başında bir anıt çeşme olarak yapılmış, çok anlamlı bir anıt var. Buna halkımız Hürriyet çeşmesi demektedir. Yapılan araştırmalarda, Türkiye’de demokrasi’ye geçişi sembolize eden böyle bir anıt’a, o dönemde , Uzunköprü dışında başka bir yerde bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu anıtın varlığı bize, yapılışı döneminde Uzunköprü’de, başta kaymakam Mazhar Müfit (Kansu) ve Belediye Başkanı Hafız İsmail (Yayalar) efendi olmak üzere demokrasinin anlamını bilen ve yurdumuzun demokrasi ile yönetilmesini isteyen aydınların olduğunu göstermektedir. Bu çok anlamlı anıtın kuruluşunu, Yeni Edirne gazetesinin 14 Kanunu evvel 1324 (14 Aralık 1908) tarih ve 106 numaralı sayısında özet olarak şöyle görüyoruz;
” Cis-i Ergene’de (Uzunköprü) meşrutiyet anayasasının yeniden yürürlüğe konması ve yeni meclisi mebusanın oluşturulması nedeniyle, Belediye dairesi önünde 11 Aralık 1908 tarihinde büyük bir tören yapıldı. “Osmanlıların milli ve umumi düğünü” başlığı altındaki bu haberde. anıtın açılış konuşmasını yapan Kaymakam Müfit Bey, halka ve öğrencilere meşrutiyetin anlamını, ve Fransız devriminin getirdiği demokrasinin ana ilkeleri olan Hürriyet (özgürlük), Adalet, Müsavet (eşitlik), Uhuvvet (kardeşlik) sözcüklerini anıtın dört yanına mermer yazıtlar biçiminde yerleştirerek ölümsüzleştirmişlerdir.

Uzunköprü’de Hürriyet Anıtı ve Mazhar Müfit Kansu
1919 da Bitlis Valisi iken istifa ederek Milli Mücadele’ye katılan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Ulusal Kurtuluş savaşında sürekli yanında bulunan Mazhar Müfit (Kansu)(1874-1948), 17 Ağustos 1904 yılından 6 Ağustos 1910 yılına kadar Edirne’ye bağlı Uzunköprü (Osmanlı idaresindeki adı Cisr-i Ergene) ilçesinde kaymakamlık yapmıştır.
Edirne Defteri Hakani(Tapu ve Kadastro) Müdürü Müfit bey‘in oğlu olan Mazhar Müfit bey göreve gelir gelmez dönemin Belediye Başkanı Hafız İsmail (Yayalar) Efendi ile birlikte aydın ve ilerici bir kadro ile Uzunköprü’ye yeni eserler ve hizmetler yapmaya başlar. O dönemki kadrosu ise Süleyman Sururi Efendi (Naib) , Yorgi Zafir Efendi (Yard.) Mehmet Esat Efendi’dir.

OSMANLI DÖNEMİNİN İLK VE TEK DEMOKRASİ ANITININ YAPILIŞI (1908)
20. yüzyılın başında Osmanlı Devleti zor günler yaşıyordu. Aydınlar, çıkış yolu arıyorlardı. 1889’da 5-6 askeri tıbbiyeli, okulda kendi aralarında bir gizli ihtilal örgütü kurdular. Sonradan “İttihat ve Terakki Cemiyeti” adını alan bu örgüt, asker-sivil aydınlar arasında içten içe, fakat hızla yayıldı. Her gün ölümle burun buruna olan Rumeli’deki subaylar, bu ihtilalci kuruluşun lokomotifliğini yapmaya başladılar. Çünkü Rumeli’deki askerler, diğerlerinden daha çok işin içinde ve ateşin orta yerindeydi.

Selanik’te Enver ve Niyazi Paşalar gibi subayların da katılmasıyla güçlenen İttihatçılar, Osmanlı devletini ancak Kanun-ı Esasi’nin yeniden kabulünün kurtarabileceğini düşünüyorlardı. Kolağası Niyazi Bey ve ona katılan Enver Bey’in Resne’de isyan ederek dağa çıkmaları ve Rumeli’de halk tarafından büyük bir destek bulmaları üzerine II.Abdülhamit anayasayı yürürlüğe koyarak 23 Temmuz 1908 II.Meşrutiyet’i ilân etti.

İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra derhal seçimlere gidildi. Seçimlerin başlıca 2 partisi İttihat ve Terakki ile liberal görüşlü Ahrar Fırkası’ydı. Seçimleri İttihatçılar kazandı. Seçimlerin ardından oluşan yeni Meclis-i Mebusan 17 Aralık 1908’de çalışmalarına başladı.Meclis-i Mebusan açılmış, Kanun-i Esasi kabul edilmiş. Memleketin her köşesinde hürriyet rüzgarları esmekteydi.

Yurtçapında yayılan bu anayasa ve meclis düzeni ile demokratikleşme rüzgarından etkilenen birçok aydın, Meşrutiyet’in getireceği erdemlerden büyük ümitlerlere kapılarak çalışmalarında yeni bir heyecan duymaktadırlar.

Bu günlerde, Mülkiyeden mezuniyetinden sonra tayin edildiği Edirne İdadisindeki öğretmenliğin hemen ardından Havsa ve Çorludaki idarecilik görevlerini ifa eden ve daha sonra da 1906’da Uzunköprü Kaymakamı olan Mazhar Müfit Kansu, Meşrutiyetin coşkulu heyecanı ile Uzunköprü’de bir anıt yapmaya karar verir.

O dönemin Uzunköprü Belediye Başkanı Hafız İsmail Yayalar efendi’ninde yardım ve destekleri ile Uzunköprünün kent tarafındaki başında bir anıt çeşme yaptırırlar. Yurdumuzun demokrasi ile yönetilmesini isteyen aydınların Uzunköprü’deki bu çabaları ilçenin Uzunköprüden girişinde soldaki alana bir Demokrasi Anıtı olarak gerçekleşir.

1908’de ilan edilen Meşrutiyet’in anısına dikilen anıtın dört ayrı cephesinde Fransız Devrimi’nden ilham alan İttihat ve Terakki iktidarının sloganlaştırdığı Hürriyet, Adalet, Eşitlik (Müsavat) ve Kardeşlik (Uhuvvet) ilkelerinin yazılı olduğu mermer kaideler bulunmaktadır. Yapılan araştırmalarda, Türkiye’de demokrasi’ye geçişi sembolize eden böyle bir anıt’a, o dönemde , Uzunköprü dışında başka bir yerde bulunmadığı tespit edilmiştir.

Bu anıtın varlığı bize, yapılışı döneminde Uzunköprü’de, başta kaymakam Mazhar Müfit Kansu ve Belediye Başkanı Hafız İsmail Yayalar efendi olmak üzere demokrasinin anlamını bilen ve yurdumuzun demokrasi ile yönetilmesini isteyen aydınların olduğunu göstermektedir. Bu çok anlamlı anıtın kuruluşunu, Yeni Edirne gazetesinin 14 Kanunu-evvel 1324 (14 Aralık 1908) tarih ve 106 numaralı sayısında özet olarak şöyle görüyoruz;

Osmanlıların Milli ve Umumi Düğünü
Cis-i Ergene’de (Uzunköprü) meşrutiyet anayasasının yeniden yürürlüğe konması ve yeni meclisi mebusanın oluşturulması nedeniyle, Belediye dairesi önünde 11 Aralık 1908 tarihinde büyük bir tören yapıldı. “

Haberde, anıtın açılış konuşmasını yapan Kaymakam Müfit Bey’in halka ve öğrencilere meşrutiyetin anlamını, ve Fransız devriminin getirdiği demokrasinin ana ilkeleri olan Hürriyet (özgürlük), Adalet, Müsavet (eşitlik), Uhuvvet (kardeşlik) sözcüklerini anıtın dört yanına mermer yazıtlar biçiminde yerleştirerek ölümsüzleştirdiklerini anlattığını yazmaktadır. Gazetedeki haberde bu törenin detayları ise şöyle verilmektedir ;
Askerler, hükümet ileri gelenleri öğrenciler ve kalabalık bir halk topluluğu törene katılmış, hep bir ağızdan,
“Yaşasın meclis-i mebusan
Yaşasın kanun-i esasi
Yaşasın ordumuz
Yaşasın padişahımız”
haykırışları ile yeri göğü inlettiler. Askerler resmi geçit yapıp kışlalarına çekildiler.
Edirne’den getirilen ince çalgıcılar Hürriyet marşını çalarken belediye de Kaymakam ve Belediye Başkanı kutlamaları kabul ettiler. Gece de belediyenin önünde şenlikler ve fener alayı yapıldı. Bu törende bir Rüştiye okulu öğrencisi tarafından şu manzume okundu.
” Milletin fahrı Niyazi, ordumun enverleri
Muhterem cemiyetin ey kahraman askerleri
Azm-ı kati samı ceri ittihat rehberleri
Devleti ihya eden şurayı ümmet erleri
İnce çalgılar Ordu marşını çaldılar;
Ordumuz etti yemin
Titredi hak-u zemin
Milleti etti emin
Açıldı rah-ı nevin
Sancağımız şanımız
Türk oğludur sanımız
Vatan bizim canımız
Feda olsun kanımız.”